Login

Signup

Otizmde Sık Sorulan Sorular ve Cevapları

Otizmli çocukların gelişimleri için olası tahminler nelerdir?

Belirlendiği üzere otizmin nörolojik bozuklukları iyileşme veya kötüleşme göstermese dahi, sosyal müdahaleyle birlikte konuşma ve sosyal etkileşim bozulmaları gibi otizm yetersizlikleri birçok çocukta olumlu yönde geliştirilebilir. Özellikle erken müdahalenin otizmli çocukların becerilerini geliştirdiği görülmüştür. Uygun, yoğun bilimsel temelli eğitim ve yeterli sosyal destek ile otizmli bireyler, normal gelişim gösteren akranları düzeyinde ya da bu düzeye yakın gelişme gösterebilirler. Ancak bu gelişmede yetersizlikten etkilenme düzeyi önemli bir etkendir.

Otizmle aynı semptomlara sahip başka yetersizlikler var mıdır?

Evet, otizm belirtileri işitme kaybı, zihinsel gerilik gibi farklı yetersizliklerle benzer belirtiler gösterebilmektir. Doğru teşhis için çocuk, alanında uzman kişiler tarafından dikkatle gözlemlenmelidir.

Otizmli çocuklar sıklıkla diğer hastalıklara yakalanır mı?

Otizmli bireyler bazen otizmle eş zamanlı olarak depresif bozukluk, psikoz, tourette sendromu ya da obsesif kompulsif bozukluk gibi çeşitli zihinsel bozukluklara sahip olabilirler. Ayrıca otizmli çocuklarda duyusal problemler de gözlemlenebilir. Seslere, dokulara, tatlara ve kokulara karşı aşırı hassasiyet geliştirebilen otizmli çocuklar aynı zamanda aşırı soğuk ve acıya ilgisiz kalabilirler. Farklı derecelerde zihinsel gerilik de otizmle aynı anda görülebilir. Çocuk test edildiğinde belli alanlarda normal gelişim gösterirken bazı alanlarda yetenekleri zayıf olabilir. Son olarak, otizmli bireylerin 4’ te 1’ inde genellikle erken çocukluk ya da gençlikte başlayan, geçici bilinç kaybı, vücut kasılmaları ve alışılmadık hareketlere sebep olabilen nöbet gelişebilir.

Otizm hakkındaki yaygın söylentiler nelerdir?

Otizm bilinen hiçbir sebebi ve tedavisi olmayan, bireysel özelliklere göre kişilerde farklı seyredebilen nöro-gelişimsel bozukluktur. Tam anlaşılamadığı ve açıklanamadığı için otizmle alakalı birçok yanlış inanış ve söylenti doğmuştur. Söylenti: Otizm nadir görülen bir gelişimsel bozukluktur.

Gerçek: Her türlü ırktan, etnik kökenden ve sosyal geçmişten bağımsız olarak resmi gazetede yayınlanan rakamlara göre günümüzde her 68 çocuktan birinde otizm görülmektedir.

Söylenti: Otizm sadece erkeklerde görülür.

Gerçek: Otizm erkeklerde kızlara göre 5 kat fazla görülmekle beraber birçok kız çocuğuna da otizm teşhisi konulmuştur. Ayrıca kız çocuklarında otizm daha ağır seyredebilmektedir.

 

Söylenti: Otizmli bireyler dokunulmak istemezler.

Gerçek: Otizmli bireylerin çoğunun dokunulma, kucaklanma, temas gerektiren sporları oynama veya doktor tarafından muayene edilmeyle bir sorunları yoktur. Ancak bazılarında yoğun olarak bu tür özelliklere rastlanabilir.

 

Söylenti: Otizmli bireyler çoğu kez zihinsel veya müziksel açıdan üstün yeteneklidir. Ansiklopedileri ezberleyebilir ve büyük sayıları zihinlerinden çarpabilirler.

Gerçek: Otizmli bireylerin çoğu ortalama IQ’nun altındadırlar. Sadece çok azı üstün matematik ve müzik yeteneğine sahiptir.

Söylenti: Otizmli çocuklar acıya karşı duyarsızdır.

Gerçek: Şiddetli otizmde bazı çocuklar acıya tepki vermese de çoğu otizmli birey acıya normal tepki verir.

Söylenti: Otizmli çocuklar hiç göz teması kurmazlar, duygu göstermezler ve insan ilişkileri tamamen kesilmiştir.

Gerçek: Normal gelişim gösteren bir çocuktan daha az veya farklı olabilmekle birlikte otizmli çocuklar da insanlara bakarlar, gülümserler ve sözsüz iletişim kurabilirler. Ayrıca otizmli çocuklar duygusal anlamda geri çekilme, başkalarının duygularını anlamada sıkıntı yaşayabilmelerine rağmen sıklıkla sevgi, şefkat, beklenti, şaşırma ve istek gösterebilirler.

Söylenti: Otizm özel diyetler ya da vitamin gibi besin takviyeleriyle tedavi edilebilen bir hastalıktır veya otizme aşılar sebep olur.

Gerçek: Otizmin vitamin ya da besin yetersizliğinden oluştuğuna dair hiçbir bilimsel kanıt yoktur. Ayrıca aşılar ve otizm arasında da hiçbir bilimsel bulgu ve nedensel ilişki yoktur.

Otizm diğer bozukluklarla birlikte mi ortaya çıkar?

Otizm ya kendi başına ya da zekâ geriliği, öğrenme güçlüğü, epilepsi gibi diğer gelişimsel bozukluklarla birlikte ortaya çıkabilir. Ancak bu bireye özgüdür ve bireyden bireye değişiklik gösterir.

Otizmde risk faktörleri nelerdir?

Bebeğin ağırlığı, annenin doğurduğu çocuk sayısı, hamilelikten önce doktora gitme sayısı, ailenin sosyoekonomik düzeyi ayrıca anne ve babanın yaşı ile otizm arasında hiçbir ilişki bulunamamıştır.  Ailenin psikiyatrik geçmişi (psikoz, depresyon, bipolar bozukluk vb.) ile bebeğin yaşamının ilk yıllarında kafa çapındaki hızlı ve aşırı büyüme otizmde risk faktörüdür. Bunun dışında erken doğum ve bebeğin doğum anındaki pozisyonu da otizmde risk faktörlerindendir.

İlaçlar otizmi tedavi eder mi?

İnatçı, şiddetli veya tehlikeli davranışları azaltmak için ilaç müdahalesi kullanılabilmekle beraber hiçbir ilaç tek başına otizmi tedavi etmez. Ayrıca çoğu otizmli çocuğa ilaç tedavisi gerekmez. İlaç tedavisi ancak ve ancak deneyimli hekimler tarafından gerekli görülürse başlanmalıdır. Ancak unutulmamalıdır ki ilaç içermeyen birçok farklı terapi ile (davranışsal müdahale, oyun terapisi, floortime gibi alternatif terapiler) otizmli çocuklarda olumlu sonuçlar ortaya çıkarılabilir. Terapi seçiminde her çocuğun farklı olduğu ve her çocukta işe yarayan tek bir terapi çeşidi olmadığı unutulmamalı, çocuk için en uygun terapi yöntemi eğitim uzmanları tarafından eğitsel ve davranışsal değerlendirmeye dayalı olarak seçilmelidir.

Otizmli bir çocuğum var, kardeşleriyle olumlu bir ilişki kurması için ne yapabilirim?

Otizmli kardeş ile diğer kardeşler arasında ilişki kurmak bazen zor olabilse de normal gelişim gösteren iki kardeş arasındaki gibi sevgi dolu ve memnun edici bir ilişki kurmak çok önemlidir. Burada çocuklara otizm hakkında basit düzeyde ama yeterli bilgi vermek ve gerekli olabilecek bazı becerileri öğretmek kardeşler arasındaki ilişkiyi olumlu etkileyebilir. Olağan gelişim gösteren kardeş, özel gereksinimli çocuğumuzun destek çevresindeki en önemli kişilerden biridir. Ebeveynler ve uzmanlar, çoğu zaman çocukların özel gereksinimli kardeşleri ile arasındaki iletişim köprüsünü kurmakta oldukça zorlanır. Bu sebeple motivasyon avantajına sahip, olağan gelişim gösteren çocukların süreçte rol alması eşsiz değerdedir. Ancak olağan gelişim gösteren çocuğun ilgi ve ihtiyaçları da hiçbir zaman göz ardı edilmemelidir.

Otizmli çocuğuma nasıl destek olabilirim?

Otizm konusunda ailenin bilgili olması çocuk için çok büyük bir önem taşır. Çocuğun destek çevresindeki en önemli kişi ebeveynlerdir. Çeşitli kurumlar tarafından verilen aile eğitimlerine katılabilir, otizm hakkında kitaplar okuyabilirsiniz. Unutmayın ki otizm hayat boyu devam eder ancak doğru eğitim, ailenin desteği ve sabrı ile çocuklar mutlu bir hayat sürebilir, bilgi ve becerilerini zamanla arttırabilirler. Bu durumda ailenin kendilerine de dikkat etmeleri, morallerini yüksek tutmaları mümkünse destek gruplarına katılmaları da çok faydalı olacaktır.

Otizmli çocuğumun eğitim alanında yasal hakları nelerdir?

Otizmli bireylere sunulan özel eğitim hizmetleri MEB tarafından verilmektedir. “ Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği ”ne göre OSB’li bireyler; özel eğitim uygulama merkezinde, özel eğitim iş uygulama merkezinde, özel eğitim sınıflarında ya da normal gelişim gösteren akranlarıyla kaynaştırma sınıflarında eğitim alabilirler. Devlet rehabilitasyon merkezlerinde eğitim gören çocukların 8 saat ders ücretini (haftada 2 saat) karşılamaktadır.

Otizmli bireyler için devlet maddi yardım yapıyor mu?

Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından %50 ve üzerinde engel oranı olan, Engelli Sağlık Kurulu raporunda “Ağır Engelli” ibaresi bulunan ve başkası olmadan kendi bakımını üstlenemeyecek engelliler için devlet evde bakım maaşını engelli bireyle ilgilenen kişiye ödemektedir.

Otizm